Mehmet Metiner’den KRT’de çok önemli açıklamalar: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi revize edilmeli
otel 2

Yazıları ve açıklamalarıyla AK Parti’yi değil parti adına siyaset yapan bazı insanları isim vermeden ilkeler ve doğrular çerçevesinde eleştirdiğini ifade eden Mehmet Metiner, Alev Olgay’ın moderatörlüğünde gerçekleşen KRT Soruyor programında gazeteciler Elif Doğan Şentürk ve Sedat Bozkurt’un sorularına tüm açıklığıyla cevap verdi.

Müslüman bir entelektüel ve AK Parti’de siyaset yapan ve Recep Tayyip Erdoğan ile 80 öncesinden hukuku olan bir insan olarak eleştiri ve önerilerde bulunmasının çok tabi bir şey olduğunu ifade eden Mehmet Metiner AK Partili ve AK Parti’nin kayıtlı bir üyesi olduğunu, aktif siyaseti bırakmış olmasına rağmen son seçimlerde alınan oy nedeniyle yaşanan durumların kendisi gibi herkesi rahatsız ettiğini söyledi.

 

ERDOĞAN SONRASI TARTIŞMALARI SİYASİ FİTNEDİR

Moderatör Alev Olgay’ın kendisine yönelik Erdoğan sonrası beklentilerin siyasi fitne olduğunu sözleri üzerine, var olanı kırıp dökmeden partinin nasıl toparlanacağı konusunda ilk günkü ruha nasıl dönüleceği konusunda arayışları olan bir insan olduğunu belirten Mehmet Metiner şunları konuştu:

“Erdoğan sonrası kimi lider görmek istiyoruz gibi bir soruşturmayı tedavüle soktular. Diyelim ki, üç isim, beş isim sıralanacak. Partide yeni bir klikleşme, bu isimler etrafında yeni bir öbekleşme yani gereksiz bir siyasal bir tartışma yaratılacak. Bu bir fitnedir. Buna uyarı yaptım.

Erdoğan hayatta iken Erdoğan sonrasını elbette düşünebiliriz ama lider hayatta iken bunu ortaya atmak çok yanlış bir şey. Bunu hangi niyetle yaparsak yapalım bu AK Parti’nin içerisine salınan bir fitnedir. Bunu partimi korumak adına eleştiririm. Bu benim eleştirel sahiplenmek dediğim şeydir.”

AK PARTİ DEVLETİN DEĞİL MİLLETİN PARTİSİDİR

Asıl sorunun birilerinin AK Parti’ye sürekli kimlik giydirmeye çalışması olduğunu ifade eden Mehmet Metiner, sonradan partiye gelenlerin başlarının tacı olduğunu belirterek şunları konuştu:

“Öncelik sonralık kriterlerini çok esas alan bir insan değilim ama kendilerini geldikleri yer ile tanımlamak yerine niye burada bulunduklarını, kendi meşruiyetlerini oluşturmak için AK Parti’ye kimlik giydirmeye çalışıyorlar. O yüzden Erdoğan’ın şahsında somutlaşan iki kurucu ilkeye vurgu yaptım. Bir muhafazakarlık, ama bu tutuculuk anlamındaki bir muhafazakarlık değil. Değişime, yeniliğe açık bir muhafazakarlık. İki demokratlık ama herkes için demokratlık.

Şunun altını çizdim. Bazıları AK Parti’yi statükonun, devletin partisine dönüştürmek istiyor. Bunu da kısmen başardılar ancak Erdoğan böyle birisi değildir. Erdoğan eleştirisi yapmıyorum. Yapsam yaparım. Erdoğan eleştiriden rahatsızlık duyar birisi değildir. Hele Mehmet Metiner’in eleştirilerinden hiç rahatsızlık duymaz. Kendisine ne kadar sadık olduğunu çok iyi bilir. Türkiye Erdoğan değildir, devlet Erdoğan değildir, devlet AK Parti değildir. Benim AK Partim devletin değil, milletin partisidir. Erdoğan, kendisini de partisini de her gün değiştiren bir liderdir. Biz 2002’den bu yana milletimiz ne isterse onu yaptık. İktidara geldiğimizde bu ülkede Kürdüm, Aleviyim demek suçtu, yasaktı. Bugün devletin Kürtçe televizyonu var. Dün insanlar başörtüsü yüzünden eğitim alamıyor, kamusal alanda çalışamıyordu. Bugün herkes özgürce bunu yapabiliyor. Hiçbir sorun da yaşanmıyor. Laiklik elden gitmiyor, Cumhuriyet elden gitmiyor. AK Parti’nin demokrasinin standartlarını yükseltmek için yaptığı şeyler gerçek anlamda devrimci şeylerdir.

Ben Erdoğan’ın statükocu bir lidere dönüştüğünü görsem, partinin de statükocu bir partiye dönüştüğünü görsem yollarımı ayırırım. Ben kişiler üzerinden konuşmam ama şunu söylerim. Bir insanın sözünü anlamlı kılan tek ölçü benim için makamda iken konuşuyorsa anlamlıdır. Makam verilmediğinde veyahut makam kendisinden alındığında partisi hakkında, lideri hakkında konuşan hiçbir insanı anlamlı ve değerli bulmam. Her parti için geçerlidir bu. CHP’de de aynı şey yapıldığında karşı çıktım. Kemal Beyin kara kaşı kara gözü için yapmadım. Kemal bey Cumhurbaşkanı seçilseydi herkes karşısında hazır ol vaziyetinde duracaktı.”

TÜRKİYE’DE KÜRT MESELESİNİ ÇÖZEN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DIR

Türkiye’de Kürt meselesini çözen kişinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade eden Mehmet Metiner, Türkiye’de bir Kürt sorunu olmadığının altını çizerek şunları konuştu:

“Türkiye’de etnisist bir inkar yok artık. Kürtleri Kürt olarak kabul etmeyen bir devlet paradigması yok artık. Erdoğan tarihin çöplüğüne uğurladı onu. Erdoğan asla ayrıştırıcı bir dile sahip değildir ama bakınız bu ülkede Erdoğan kendi kızını üniversitede okutamadı. Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı iken ayak bastığım yer kamusal alandır. Eşin ile karşılamaya gelemezsin dedi. Erdoğan bu ülkede her iki vatandaştan birinin oyunu alan partinin lideridir. Partisi kapatılmak istendi. Rahmetli bir genel başkan bu ülkede Cumhuriyet savcıları var dedi. Anayasa Mahkemesinin kararını alkışladı. Bir oy eksiğiyle az kalsın AK Parti kapatılıyordu. Bundan memnuniyet duyan insanlar vardı. Dolasıyla Türkiye’de kutuplaştırma siyasetini tırnak içerisinde karşı taraf yaptı. Hem suçlu hem de güçlü olunması hoş bir şey değil. Bizim için de ben Mehmet Metiner olarak söylüyorum. AK Parti dili, biz farklılıklarımızla beraber Türkiye’yiz dilidir. Kılık kıyafetinden dolayı, ideolojisinden, dininden, mezhebinden, ırkından dolayı insanları ötekileştiren dil AKP dilidir, AK Parti dili değildir. Kim yaparsa yapsın buna şiddetle karşıyım.”

HİÇBİR PARTİ KAPATILMAMALI AMA…

Terör ile iltisaklı olan hani parti olursa olsun kapatılması gerektiğini bu konuda Yargıtay Başsavcısı ve Cumhuriyet Savcıları gibi düşündüğünü ifade eden Mehmet Metiner bunun dışında hiçbir partinin asla kapatılmaması gerektiğinin altını çizerek şunları konuştu:

“Dinci bir parti olsa da bir başka terör örgütünün partisi olsa da kapatılması gerektiğine inanıyorum. Prensip olarak en ekstremist düşünceleri de savunsa hiçbir partinin kapatılmaması gerektiğini söylüyorum. Buna ayrılıkçılık da düşünce bazlı kaldığı sürece dahildir. Neyi savunursa savunsun düşüncelerinden dolayı hiçbir parti kapatılmamalıdır. “

CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNDE PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI VE 50+1 REVİZE EDİLMELİ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine karşı olmadığını ama revize edilmesi gerektiğine inandığını ifade eden Mehmet Metiner itirazlarını şu şekilde dile getirdi:

“Birincisi 50+1 denklemi büyük partileri amorf partiler haline getiriyor. Sıfır buçukluk partilere muhtaç hale getirdiği içindir.  İkincisi de parti genel başkanlarının Cumhurbaşkanlığında toplanmasıdır. Bu durum Cumhurbaşkanına oy vermeyen seçmende devlete olan aidiyet ve sadakat duygusunu örselediği içindir. Milletin birliği, devletin birliğinin temsil makamıdır Cumhurbaşkanlığı makamı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği bir sistemi çok önemsiyorum. Çünkü gücünü milletinden alması lazım. Eski Türkiye’de çok daha kötüydü. Şimdi çok daha iyi ama revize edilmesi lazım.”

 

dembirhaber.com

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

otel 2

Puan Durumu

Takım OM G M P
1 ADS  Adana Demir. 0 0 0 0
2 ANT  Antalyaspor 0 0 0 0
3 HTY  Hatayspor 0 0 0 0
4 BJK  Beşiktaş 0 0 0 0
5 ÇRZ  Ç.Rizespor 0 0 0 0
6 ALNY  Alanyaspor 0 0 0 0
7 EYP  Eyüpspor 0 0 0 0
8 FB  Fenerbahçe 0 0 0 0
9 GS  Galatasaray 0 0 0 0
10 GFK  Gaziantep FK 0 0 0 0
11 GÖZ  Göztepe 0 0 0 0
12 KSM  Kasımpaşa 0 0 0 0
13 KON  Konyaspor 0 0 0 0
14 KYS  Kayserispor 0 0 0 0
15 İBFK  Başakşehir 0 0 0 0
16 SAMS  Samsunspor 0 0 0 0
17 BOD  Bodrum 0 0 0 0
18 SVS  Sivasspor 0 0 0 0
19 TS  Trabzonspor 0 0 0 0
20

Reklam

otel 2

Yazarlarımız

otel 3
otel 3

E-Bülten Aboneliği