Mehmet Metiner Hakkari’ye kayyum atanmasını böyle değerlendirdi: Mesele doğru zeminde tartışılmalı!
otel 2

Hakkari Belediye Başkanı DEM Partili Mehmet Sıddık Akış’ın görevinden alınmasının ardından yerine Hakkari Valisi’nin Kayyum olarak atanması konusunda görüş ve düşüncelerini belirten Mehmet Metiner, Türkiye’nin her bir karış toprağının ve bu ülkede yaşayan her bir vatandaşın kendilerince aziz olduğunun altını çizerek kayyum meselesinin doğru zeminde konuşulması gerektiğini ifade etti.

 

KAYYUM MESELESİ DOĞRU BİR ZEMİNDE TARTIŞILMALI

Çok beylik laflarla varılacak hiçbir yerin olmadığını ifade eden Mehmet Metiner “Kayyum meselesini Türkiye olarak çok doğru bir zeminde tartışmazsak çok doğru söylediğimiz sözler bile farkında olmadan PKK terör örgütünün değirmenine su taşıyan bir işlev görebilir.” diye konuştu.

TVNET’te konuşmasının devamında söyleyeceklerinin hem bu ülkenin Kürt vatandaşlarının hem de kendi mahallelerinde siyaset yapan ve onlara akıl veren kişilerin çok iyi dinlemesi gerektiğini ifade eden Mehmet Metiner şunları konuştu:

“Birbirimizin hoşuna gidecek olan sözler söyleyerek varabileceğimiz hiçbir yer yoktur. Birilerinin duymak istediği sözleri söyleyerek de çözebileceğimiz hiçbir sorun yoktur.

Prensip olarak bu konuda nerede durduğumu çok net bir biçimde ortaya koymak istiyorum. Asla kayyum sisteminden yana değilim. Teorik olarak kayyum sistemi halkın seçilmiş iradesine vurulmuş bir darbedir. Ancak, Türkiye’de her şeyin bir aması vardır. Demokrasiden sonu kadar yanayım, ama demokrasiyi yok etmek isteyenlere demokrasi izin vermez. Kayyum sistemine karşıyım ama herhangi bir terör örgütünün siyasetini yapıyorsanız siz kendinizi gayrı-ı meşru bir alana zaten yerleştirmiş oluyorsunuz.

Hangi belediye başkanının veyahut hangi kayyumun halka ne kadar hizmet ettiğini tartışmak doğru değildir. Bu zeminde olacaksa o zaman seçimlere, demokrasiye gerek yoktur. Devletin yöneticileri yerel toplulukları idare ettiğinde, onu daha çok hizmet ile buluşturduğunda yerel topluluk da zaten bundan memnuniyet duyuyorsa o yerel topluluğun önüne sandığı koymamıza gerek yok o zaman.

BÖYLE TARTIŞIRSAK PKK’NIN DEĞİRMENİNE SU TAŞIMIŞ OLURUZ

Bir başka deyişle bu nasıl bir yerel topluluktur ki kayyumun yapıp ettiklerinden son derece memnun, hizmetlerinden son derece mevdut, kayyuma methiyeler diziyor ama önüne sandık geldiğinde PKK’nın partisi olan DEM Parti’nin adayına oy veriyor.

Mesele hem siyasi, hem sosyolojik hem de hukukidir. Çok yalın bir dilde anlatıyorum. Ortada bir suç vardır, suçlu vardır. Yargılanan bir insan vardır. 19,5 yıl hüküm giymiştir. Hukuken 19.5 yıl hüküm giymiş bir insanın belediye başkanı olması mümkün değildir. Bütün mesele budur. Yoksa onu alalım, Hakkari’ye daha çok hizmet yapacak bir valiyi oraya atayalım, Hakkari halkı da çok memnun olsun meselesi değildir.

Böyle konuşur, tartışırsak şu anda Hakkari’den bizi izleyen, Türkiye’nin her yerinden bizi izleyen insanların iradelerine karşı siyasi bir suikast düzenlemiş oluruz. Farkında olmadan da PKK’nın değirmenine, PKK’nın partisinin değirmenine su taşımış oluruz.

 

HAKKARİ’DE YAŞANANLAR KANUNA VE HUKUKA UYGUN BİR BİÇİMDE GERÇEKLEŞMİŞTİR

Ceza almışsa belediye başkanı olsa da milletvekili de olsa başkanlığı ve vekilliği düşer. Bu hukuki bir yaptırımdır. Kayyum sistemi Anayasal bir sistemdir. Bu tür sistemler tahtında herkesin riayet etmek mecburiyetinde olduğu bir sistemdir.  Ama demokrasilerde aslolan halkın kendi kendini yönetmesidir. Sandıktan çıkarttığı belediye başkanı, milletvekili, başbakan veyahut da siyasetçi marifetiyle kendi kendini yönetmesidir. İsterse o belediye başkanı halka hiç hizmet yapmasın. Halka hiç hizmet yapmadığı için siz bir belediye başkanını görevden alamazsınız ama suç işlemişse, suçu da mahkeme nezdinde sabit olmuşsa o artık o koltukta oturamaz.

Hakkari’deki olay tamamen hukuk içerisinde gerçekleşmiş bir işlemdir. İçişleri Bakanlığımız da kanuna, hukuka uygun bir biçimde gerekli işlemi yapmıştır.

 

TERÖRÜN SİYASETİNİ YAPARSANIZ PARLAMENTODA BİLE OLSANIZ GAYR-I MEŞRUSUNUZDUR

Bu ülkenin bir Kürt vatandaşı olarak ama Türkiye’nin, bu ülkenin Kürdü olarak gören birisi olarak söylüyorum demokrasilerde sadece ve yalnızca siyaset yapılır. Etnik kimlik üzerinden de siyaset yapabilirsiniz. Bunda hiçbir beis yok. Ben Mehmet Metiner olarak etnik kimlik siyasetine karşıyım. Mezhepçi, dini kimlik siyasetlerine karşıyım. Dindar biri olmama rağmen dini kimlik siyasetlerine de karşıyım. Bu ülkede bu kimlikler üzerinden siyaset yapan partiler olabilir. Terör ile şiddet ile buluşmadıkları müddetçe partilerini kurarak halka gidebilirler halkı da ikna edebiliyorlarsa parlamentoya gidebilirler.

Bir tek şey vardır ki demokrasinin, her birimizin kırmızı çizgisidir. Nedir o? Terör ile demokrasi, terör ile siyaset asla bir arada olamaz. Bugün Cumhurbaşkanımız bu çizgiyi çok net bir biçimde ortaya koydu. Devlet ile savaşım halinde olan herhangi bir terör örgütünün siyasal bir partisi olamaz. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir şey olamaz. Parlamentoda olsanız bile yaptığınız siyaset terörün siyaseti olduğu için yasal olsanız bile gayr-ı meşrusunuzdur.

O yüzden öyle halkın iradesinin gasp edildiği hele hele Kürt halkının iradesinin gasp edildiği şeklinde meseleyi Kürtler üzerinden bir tartışma zeminine çekmek ne kadar yanlışsa, kayyum meselesinde durduğumuz yeri doğru anlatmadan, sadece teröre vurgu yaparak yapacağımız her bir açıklama da görüyoruz son kertede hiçbir işe yaramıyor.

 

KANUNA, HUKUKA UYGUN İŞLER YAPANLAR KİM OLURSA OLSUN MEŞRUDUR

Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi hangi partiye mensup olursa olsun, kanuna, hukuka aykırı bir şey yapmadığı sürece DEM Parti’ye de mensup olabilirler, belediyeleri hukuk içerisinde kanunlar çerçevesinde yönettiği sürece hiçbir siyasetçiyle sorunumuz yoktur. Ancak, Kandil’den, terör örgütünden, terör baronlarından aldıkları talimatlar doğrultusunda belediyeyi yönetmeye kalkışırlarsa, belediyenin imkanlarını terör örgütlerine peşkeş çekmeye çalışırlarsa hele hele insanları ikna edip dağa göndermeye devam ederlerse bunlar suçtur, dünyanın her yerinde suçtur. Yargı gereğini yapar, ceza aldığı andan itibaren de belediye başkanlığı düşer. Devlet gerekli gördüğünde de suçu bu şekilde sabit olan insanların belediye başkanlıklarına son verebilir.

Burada Kürtlük yoktur. Burada demokrasiye suikast yoktur. Buradan bütün Kürt vatandaşlarımıza sesleniyorum. Meseleyi Kürtlük zeminine çekenler bilesiniz ki, Kürtlere en büyük zararı veriyorlar. Kürt oldukları için onlara el çektirilmiyor. Hatta DEM Partili oldukları için de el çektirilmiyor. Terörün siyaseti yaparsanız, terör örgütleriyle beraber hareket ederseniz bu suçlar kaçınılmaz olur.

O yüzden prensipte kayyum sistemine karşıyız. Sonuna kadar seçilmiş iradeden yanayız. DEM Partili olsalar bile kanuna, hukuka uygun bir biçimde belediyelerini yönetiyorlarsa onlara yönelik hiçbir şeye hiç kimse izin vermez.”

 

MEHMET METİNER’DEN TÜRKİYE’Yİ İSRAİL’E BENZETEN DEM PARTİ EŞ GENEL BAŞKANI TÜLAY HATİMOĞLULARINA BÜYÜK TEPKİ

CHP’nin Hakkari’ye heyet göndermesi konusunu değerlendiren Mehmet Metiner şunları konuştu:

“Özgür Özel’in yaptığı şeyler kuramsal olarak doğru olsa bile Özgür Özel’in bilerek yaptığı şey siyasi olarak oy devşirdiği bir çevreye dönük ve demokratik siyaset açısından da son derece sorunlu bir yaklaşımdır.

Bu ülkenin bir milletvekili isim vererek söylüyorum DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları bu demecinden utanç duyuyorum. Kendisini de hiddet ve şiddetle kınıyorum. İsrail ile Türkiye’nin birbirinin tıpkısının aynı olduğunu söyleyerek ‘İsrail orada ne yapıyorsa burada da bize yapılıyor’ demek suretiyle çok büyük bir ihanetin içine girmiştir. İsrail’in parlamentosunda Gazze’nin hukukunu savunan Filistin’in hukukunu savunan hiçbir partinin varlığına izin verilmez ama Türkiye’de Kürtlerin en büyük partisi AK Parti’dir. Bu ülkede Kürtlerin hukukunu savunan hiçbir parti için siyasi tehdit söz konusu değildir.”

 

dembirhaber.com

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

otel 2

Puan Durumu

Takım OM G M P
1 ADS  Adana Demir. 0 0 0 0
2 ANT  Antalyaspor 0 0 0 0
3 HTY  Hatayspor 0 0 0 0
4 BJK  Beşiktaş 0 0 0 0
5 ÇRZ  Ç.Rizespor 0 0 0 0
6 ALNY  Alanyaspor 0 0 0 0
7 EYP  Eyüpspor 0 0 0 0
8 FB  Fenerbahçe 0 0 0 0
9 GS  Galatasaray 0 0 0 0
10 GFK  Gaziantep FK 0 0 0 0
11 GÖZ  Göztepe 0 0 0 0
12 KSM  Kasımpaşa 0 0 0 0
13 KON  Konyaspor 0 0 0 0
14 KYS  Kayserispor 0 0 0 0
15 İBFK  Başakşehir 0 0 0 0
16 SAMS  Samsunspor 0 0 0 0
17 BOD  Bodrum 0 0 0 0
18 SVS  Sivasspor 0 0 0 0
19 TS  Trabzonspor 0 0 0 0
20

Reklam

otel 2

Yazarlarımız

otel 3
otel 3

E-Bülten Aboneliği